Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanmayın; bilakis, onlar diridirler. Rabbleri katında rızıklanmaktadırlar...
Âl-i İmran Suresi - 169
1.Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih eder. Mülk yalnızca O'nundur, hamd de O'na mahsustur. O her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Tegabün
1. Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Hucurat
Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla Her nerede olursanız olun, O (Allâh) sizinle beraberdir.
Hadîd Suresi, 4
Ey İnananlar! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız diye, size sayılı günlerde farz kılındı. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamıyanlar, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa o iyilik kendisinedir. Oruç tutmanız eğer bilirseniz sizin için hayırlıdır.
Bakara Suresi - Ayet 183, 184
İman edip de iyi davranışlarda bulunanlara gelince, onlar için çok merhametli olan Allah, (gönüllerde) bir sevgi yaratacaktır.
Meryem Suresi - Ayet 96
Bilesiniz ki, Allah’ın dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de. Onlar, iman edip de takvâya ermiş olanlardır. Dünya hayatında da ahirette de onlara müjde vardır. Allah’ın sözlerinde asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir..”
Yunus Sûresi - Ayet 62, 63, 64
Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.
Kaf Suresi - Ayet 16
Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir.
Haşr Suresi, Ayet-19
Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve herkes, yarına ne hazırladığına baksın. Allah'tan korkun, çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Haşr Suresi, Ayet-18
Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi? Yükünü senden alıp atmadık mı? O senin belini büken yükü . Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi? Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır. Boş kaldın mı hemen (başka) işe koyul, Yalnız Rabbine yönel.
el-İNŞİRÂH
Biz emaneti, semalara, yere, dağlara arz ettik ama onu almaktan çekindiler, ondan korktular. Ve sonunda onu insan yüklendi. Ama bir Zalim ve Cahil olarak..
Ahzab Suresi, Ayet-72
"Şüphesiz bil ki: Allah'tan başka ilah yoktur..."
Muhammed Suresi, Ayet-19
"Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah'tan..."
Mâide Suresi, Ayet-119
"Her insanın takdir olunan amelini boynuna astık..."
İsrâ Suresi, Ayet-13
"Eğer Allah insanların bir kısmı ile diğer bir kısmını def etmeseydi, yeryüzü bozulurdu."
Bakara Suresi, Ayet-251
"De ki, herkes kabiliyetine göre amel eder..."
İsrâ Suresi, Ayet-84
"Onlardan intikam aldık... Denizde boğduk. Çünkü, onlar âyetlerimizi yalan saydılar."
A'râf Suresi, Ayet-136
“Evvel O'dur; Ahir O'dur; Zahir O'dur..."
Hadid Suresi, Ayet-3
"Vaktaki, Rabb’ın meleklere ‘Ben, yeryüzünde bir halife yaratacağım...' dedi..."
Bakara Suresi, Ayet-30
"Onlar kötülüğü iyilikle savarlar."
Ra'd Suresi, Ayet-22
Ancak Allah'a kalb-i selîm (temiz bir kalb) ile gelenler (o günde fayda bulur.)”
Şuarâ, 26/89
Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir Gecesi’nde indirdik. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.
Kadir Suresi : 1-5
(O yol) göklerin ve yerin sahibi olan Allah'ın yoludur. Dikkat edin, bütün işler sonunda Allah'a döner.
Şûrâ Suresi: 53
De ki: 'Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere ölçüyü aşan kullarım. Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir.'
Zümer : 53
Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.
Ez Zilzâl 7-8
De ki: Ben, yalnızca sizin gibi bir beşerim. (Şu var ki) bana, İlâh'ınızın, sadece bir İlâh olduğu vahyolunuyor. Artık her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, iyi iş yapsın ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın.
El Kehf 110
Eğer şeytanın fitlemesi seni dürterse hemen Allah'a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir.
El A'raf 200
Biz, Kur'an'ı sana, güçlük çekesin diye degil, ancak Allah'tan korkanlara bir ögüt olsun diye indirdik.
Ta Ha Suresi: 2
Musa, birden içinde bir korku duydu. Korkma! dedik, üstün gelecek olan kesinlikle sensin Sağ elindekini at da, onların yaptıklarını yutsun. Yaptıkları, sadece bir büyücü hilesidir. Büyücü ise, nereye varsa (ne yapsa) iflah olmaz.
Ta Ha Suresi: 67 68 69
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Kuşkusuz Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İnsan Suresi: 30
Rabbi'nin adını an ve herşeyi kalbinden çıkarıp sadece O'na yönel.
Müzzemmil Suresi: 8
"Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmeyi arzu etmez. Sadece şehid, gördüğü itibar ve ikrâm sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on defa şehid olmayı ister."
Resulullah (SAV) Efendimiz buyurduki.
Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.
Hiçbir insan, midesinden daha tehlikeli bir kap doldurmamıştır. Hâlbuki kişiye, kendisini ayakta tutacak birkaç lokma yeter. Şayet bir kimsenin mutlaka çok yemesi gerekiyorsa, midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğe, üçte birini de nefesine ayırsın!
Aziz ve Celil olan Allah buyurur ki, "Ben kulumun beni sanısı yanındayım, beni nasıl sanırsa ben öyleyim. Kulum beni andığı zaman muhakkak onunla beraberim. O beni gönlünde gizlice anarsa, ben de onu öyle anarım. Eğer o beni bir topluluk içinde anarsa ben de onu, beni içinde andığı topluluktan daha hayırlı bir topluluk için de anarım. Kulum bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir arşın yaklaşırım. Kulum bana bir arşın yaklaşırsa ben ona bir kulaç yaklaşırım.
“Allah: Şaban ayının ortasındaki Berat gecesinde dünya semasına tecelli edip müşrik ve haksız yere (başkalarına öfkelenip) düşmanlık yapan kimseden başka tüm insanları bağışlar” (Hadis Ramuz 1289)
Peygamberimiz (S.A.V.) bu geceyi Hz. Aişe (R.A) validemize anlatırken şöyle buyurmuşlardır: “Bu gece Şabanın onbeşinci gecesidir. Allahu Teala bu gecede Beni Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri kadar insanı cehennemden azad eder. Fakat bu gecede; kendisine eş ve ortak koşanların, müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenlerin, akrabaları ilemünasebeti kesenlerin, hayat ve ihtişamlarına mağrur olanların ve ana babasına isyan edenlerin yüzüne bakmaz.”
“Allahü Teâlâ şöyle buyurdu: -Bir kimse Bana bir karış yaklaşırsa Ben ona bir arşın yaklaşırım. Bir kimse Bana bir arşın yaklaşırsa Ben ona bir kulaç yaklaşırım. Bir kimse Bana yürüyerek gelirse Ben ona koşarak giderim."
Akıllı kişi, nefsini hesaba çekip, ölümden sonrası için çalışandır. Âciz olan ise, kendini boş istek ve heveslerine uydurup, Allah'tan dileyip bekleyendir.
Yaklaşanlar, kendilerine farz kıldığım ibadetlerin edasında olduğu kadar hiç bir şeyde yaklaşamazlar... Gerçekten, bir kul Bana nafilelerle de yaklaşır. Böylece Bana yaklaşanı severim. Sevince de kulağı olurum, eli olurum, dili olurum. Böyle ki oldum, Benimle işitir... Benimle görür... Benimle konuşur... Benimle tutar... Benimle yürür."
"Beni bilen talep eder... Beni talep eden bulur... Beni bulan sever... Beni seveni öldürürüm... Bir kimseyi öldürürsem diyeti Bana düşer... Bir kimsenin diyeti Bana düşünce onun diyeti bizzat Ben olurum."
"Beni, ne yerim aldı, ne de semâm... Lâkin beni mü’min, taki, naki, vera hâli sahibi kulumun kalbi aldı..."
"Ben gizli bir hazine idim, bilinmemi istedim. Halkı yarattım, nimetlerimi onlara sevdirdim. Böylece Beni bildiler."
"Ey Ademoğlu, senin için yaptığım taksime râzı olursan kalbini ve bedenini rahata kavuştururum... Sevimli bir kul olmakla kısmetin sana gelir. Şayet senin için yaptığım taksime râzı olmazsan, dünyayı sana musallat ederim... Ve sen bir vahşet içinde, yabanda tepinip durursun. Sonra, İzzetim ve Celâlim hakkı için o dünyalıktan ancak kısmet ettiğime nail olursun...Sen de bir kötü kul olaraktan."
"Bir kimse Beni kendi kendine anarsa, Ben de onu zâtımda anarım... Yine bir kimse Beni bir cemaat içinde anarsa, Ben de onu o cemaatten daha hayırlı bir cemaat içinde anarım”
Ey Âdemoğlu, seni Kendim için yarattım. Eşyayı da senin için yarattım. O halde Kendim için yarattığımı, senin için yarattığımın ayarına düşürme."
"Tam ihlâsla Allah 'tan başka ilâh yoktur’ şehadetini yapanlar olmasaydı, Cehennemi dünya ehline musallat ederdim. Eğer bana ibadet edenler olmasaydı Bana âsi gelenlere bir anlık dahi mühlet vermezdim."
"Ben kulumun zannına göreyim... O halde, Benim için hayır zannında bulunsun. Ve Ben, Beni andığı zaman kulumun yanındayım."
"Herkim Benim veli kuluma düşman olursa bana harb açmış olur."
"Kıyamet günü Ben şu üç zümrenin hasmıyım: Bir kimse ki: Kendisine ihsan ettim, ama o zulmetti... Bir kimse ki: Bir hürü sattı, parasını da yedi... Bir kimse ki: İşçi tuttu. Ondan istifade etti. Ama ücretini ödemedi."
Resulullah (SAV) Efendimiz şöyle buyurdu:
" Ben; uğrumda kalpleri kırık olanların yanındayım..."
"Kulum bana kavuşmayı severse, Ben de ona kavuşmayı severim... Ama Bana kavuşmayı sevmeyince Ben de ona kavuşmayı sevmem."
"O kimse ki kazama rıza göstermez, belama sabretmez, nimetlerime de şükretmez, artık varsın Benden başka bir Rabb arasın..."
"İhlas sırrımdan bir sırdır. Onu kullarımdan sevdiğimin kalbine bir vedi'a olarak bıraktım..."
"Allah-ü Teâlâ Âdemi kendi sureti üzerine yarattı."
"Su hacmi iki kulleyi (büyük küpü) aşınca artık pislik taşımaz..."
"Allah-ü Teâlâ bir kulu severse, onu çeşitli denemelere tâbi tutar."
"Eğer Âdemoğlunun iki dere dolusu altını olsa üçüncüsünü arzular... Âdemoğlunun boşluğunu ancak toprak doldurur."
"Hemen herkes dünyadan susuz çıkar. Ancak `Rahman, Rahim Allah adı ile' diyenler hariç."
"Şayet Hakkı tam manası ile bilseydiniz su üzerinde yürürdünüz, dağlar sizinle kayardı..."
"O mümin ki insanlar arasına girer ve onların eziyetlerine sabreder: bu, o müminden hayırlıdır ki, insanlar arasına giremez ve eziyetlerine sabredemez..."
"Yüceliğine yüce, mübarekliğine mübarek Allah, dünya semasına nüzul tecellisi eyler ve buyurur: Yok mu tevbe eden?... Ki, onun tevbesini kabul edeyim. -Hani duacı?... Ki, onun duasına icabet edeyim. -Bağış talebinde bulunan yok mu?... Ki, onu da bağışlayayım”
"Her kim Allah için olursa... Allah onun için olur."
"Allah-ü Teâlâ Hazretleri her yüz yılın başında bu dini ikâme edecek birini baas eder." Bu Hadis-i Şerifte üç mühim mana vardır: Kutbiyet, Müceddid makamı, Allah İsm-i Celâli.
"Merhameti olanlar... Bunlara Rahmân olan Allah merhamet eyler. Yerde olanlara merhamet ediniz ki, göktekiler de size merhamet edeler."
Allah bir kulu severse, onu çeşitli denemelere tabi tutar.
Hz. Muhammed (s.a.v.)
"Allah'a sığınan kimseyi koruyup himaye ediniz. Allah için isteyene veriniz. Sizi dâvet edenin dâvetine uyunuz. Size iyilik yapana siz de iyilik yapınız. Şayet verecek bir şey bulamazsanız karşılık vermek istediğinizi göstermek üzere kendisine dua ediniz."
Eğer âdem oğlunun altından ve gümüşten iki vâdîsi olsa, elbette onların üçüncüsünü ister; ve âdem oğlunun içini ancak toprak doldurur.
Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın yanında bir cenaze geçti. Oradakiler, cenaze hakkında hayırlı senada bulundular. Efendimiz : "Vacib oldu! (Vacib oldu! Vacib oldu!)" buyurdular. Sonra bir cenaze daha geçti. Bunu kötü sözlerle yadettiler. Resûlullah yine: "Vacib oldu!" buyurdular. Hz. Ömer (r.a) : "Ey Allah'ın Resûlü! Vacib olan nedir?" diye sordu. "Öncekini hayırla yadettiniz ona cennet vacib oldu. İkincisini kötülükle yadettiniz ona da cehennem vacib oldu. Sizler Allah'ın yeryüzündeki şahidlerisiniz!" buyurdu. "Kaynak: Buhari, Cenaiz 86, Şehadet 6; Müslim, Cenaiz 60, (949); Tirmizi, Cenaiz 63, (1058); Nesai, Cenaiz 50, (4, 49, 50); Ebu Davud, Cenaiz 80, (3233)
Hz. Enes (R.A.)
Aşk denilen yüce hakikati, ilm-ü fazilette, defterde, kitap yapraklarında arama, orada yoktur, bulamazsın. Halkın dedikodu ettikleri yol, âşıkların yolu değildir, onların yürüdüğü yol, bambaşkadır......
Yapman gereken hayırlı, yararlı işleri yarına bırakma. Bakarsın yarın olur da, sen olmazsın
Madem vefan yok, hiç olmazsa ondan dem vurup durma. Çünkü, sözün çoğu "bizlik, benlik" iddiasından ibarettir.
Hasılı alem bilir bu sırrı inkar eylemem Gizlesem de aşikâr etsem de canımsın benim
İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir. Görememek ayıbı, göstermemek kusuru, uğursuz nefsin parmağına ait işte.
Bu zâhiri vucudun Allah’ın varlığıyla var olduğunu bilmemesi körlüğüne delildir.
Genç talih, bizim yarimiz. Sevgiliye can vermek de işimiz, gücümüz. Bizim kafilemizin başı, yol göstereni Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)'dır. O'nun mübarek ay yüzünü görmeye, ay dayanamadı da ikiye bölündü. Ay on...
Ramazan geldi; aşk ve iman padişahının sancağı erişti! Artık maddî yiyeceklerden elini çek! Çünkü göklerden manevî rızık geldi ve can sofrası kuruldu!
Ben bende değil, sende de hem sen, hem ben, Ben hem beninim, hem de senin, sen de benim, Bir öyle garip hale bugün geldim ki, Sen benmisin, bilmiyorum, ben mi senim.
“Kalbim: “– Îmân nedir?” diye aklıma sordu. Aklım da kalbimin kulağına: “– Îmân edebden ibârettir.” diye fısıldadı.” “Onun için edebsiz kims...
Büyük kişinin küçülmesi, alçak gönüllü olması, küçüklük değildir. Şüphe yok ki, küçülmek, çocukluk etmek, çocuk gibi olmak, kemalden gelir, olgunluk alâmetidir. Bir baba, çocuk gibi konuşursa, akıllı kişi bilir...
Sarığıma, cübbeme, başıma, her üçüne birden kıymet biçtiler. Bir dirhemden daha az değer verdiler. Sen benim adımı hiç duymadın mı? Ben bir hiçim, ben bir hiçim, ben bir hiçim.
Geçmişe üzülmek, gelecekten tedirgin olmak; Allah’la arandaki perdedir. O perdeyi ateşe ver ki; ardından Allah görünsün!
Ben Allâh’ın selamını alırım ümidi ile velîlerin yanına gider, onları canla, gönülle dinlerim. Dinlerim de, onların candan daha tatlı olan sözlerinden, selamlarından Hakk’ın selamını duyarım. Çünkü ...
Allah ile kendinden geçmiş olan kimse, her ne yaparsa revadır ve onun her yaptığı şey doğrudur. Onun yolunda yanlış yoktur.
Hazineyi, muhafaza için bilinmeyen viranelere gömerler. Defineyi malum yerlere koymazlar. İşte bu yüzden ferahlık da, zahmetin altındadır.
Öyle bir haldeyim ki, yokluğa da dayanamıyorum, varlığa da!
"Karanlıkta yürüyen yolunu sapıtır," buyurulmuştur. Her kim, o yüce Peygambere suret yönünden bakar da, mâna yönünden bakmazsa sapkınlıkta kalır."
Aşıkların toplantısındaki durum başkadır. Su aşk şarabındaki mahmurluk da başkadır. Medresede öğrendikleri o ilim başka bir iş aşk gene başka bir iştir.
Ey güzeller Yusuf'u, neden kuyudasın, neden dışarı çıkmıyorsun, kendini göstermiyorsun?
Hürriyet Allah’a kulluktur. Hür insan, Allah’a kul olandır. Nefsin ve şeytanın arzuları istikametinde hareket, yaradılış gayesine ters düşmektir. Nefsin perdelerini aralayıp veya ortadan kaldı...
“ Ey Allâh’ın kulu! Senin “Allah” demen, Allâh’ın; “Buyur kulum!” demesidir. Allah, isminin zikrini herkese nasip eder mi? Senin “Allah” diyebilmen, Allâh&r...
Tahir'ül Mevlevi anılacak... "Tahir'ül Mevlevi" imzasıyla tanınan büyük şair Tahir Olgun, hayatı ve eserlerinin anlatıl...
08.03.2012
Prof. Dr. Ahmet Güner Sayar İstanbul, Bayezit’te Sahhaflar Çarşısı’nda sâdece yazma kitap ticâretini yapan Sahhaf Râif Yelk...
02.02.2012
Hz. Sultan Veled (k.s.)'in Rebabnâme isimli eseri www.semazen.net sitesine yüklenip ilgililerin istifadesine sunulmuştur. Aşağıdaki siteden inc...
24.01.2012
22-29 ocak 2012 tarihlerinde Tarık Zafer Tuna Kültüt Merkezinde 22 0cak 2012 saat 18:00 açılış Sanatçı Hülya Demirel
18.01.2012
Yıldız Sarayı Mabeyn Köşkü, Hz. Muhammed’in vasıflarını, fiziksel özelliklerini anlatan manzum veya nesir türündeki metinlerin, hat sanatı...
06.11.2011
Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünya’da eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi - Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya - Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya. Ne hayasızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! Nerde - gösterdiği vahşetle "bu: bir Avrupalı" Dedirir- yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi Varsa gelmiş, açılıp mahpesi, yahud kafesi! Eski Dünya, yeni Dünya, bütün akvam-ı beşer Kaynıyor kum gibi, tufan gibi, mahşer mahşer! Yedi iklimi cihanın duruyor karşında, Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada! Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk; Sade bir hadise var ortada: vahşetler denk. Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela.. Hani tauna da züldür bu rezil istila. Ah, o yirminci asır yok mu, o mahluk-u asil, Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkıyle sefil. Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına, Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına. Maske yırtılmasa hala bize afetti o yüz.. Medeniyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz! Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbab, Öyle müthiş ki: eder her biri bir mülkü harab. Öteden saikalar parçalıyor afakı; Beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı, Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin, Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin. Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam, Atılan her lağamın yaktığı: yüzlerce adam. Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer, O ne müthiş tipidir: savrulur enkaaz-ı beşer.. Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak Boşanır sırtlara, vadilere sağnak sağnak. Saçıyor zırha bürünmüş de o namerd eller, Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller. Veriyor yangını durmuş da açık sinelere, Sürü halinde gezerken sayısız tayyare. Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler. Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından, Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman? Hangi kuvvet onu, haşa, edecek kahrına ram? Çünkü te'sis-i ilahi o metin istihkam. Sarılır indirilir mevki-i müstahkemler, Beşerin azmini tevkif edemez sun'-u beşer; Bu göğüslerse Hüda’nin ebedi serhaddi "O benim sun'-u bediim onu çiğnetme!" dedi. Asım’ın nesli.. diyordum ya.. nesilmiş gerçek, İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmiyecek! Şüheda göğdesi, bir baksana, dağlar, taşlar.. O, rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar. Yaralanmış temiz alnından uzanmış yatıyor; * Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i.. Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? "Gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın. Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab.. Seni ancak ebediyyetler eder istiab. "Bu taşındır" diyerek Kabe' yi diksem başına, Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına. Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle, Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle; Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsam oradan; Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına, Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına, Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem; Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem; Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana.. Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana. Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini, Şarkın en sevgili Sultanı Salahaddin'i, Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran.. Sen ki, İslamı kuşatmış, boğuyorken hüsran, O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın; Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın; Sen ki asara gömülsen, taşacaksın.. Heyhat! Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat.. Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber... Mehmet Akif Ersoy (1873 - 1936 )
Şifremi Unuttum | Üye Kaydı
Texte alternatif